|
Sayı Bilgileri
Sayı Bilgileri |
Sosyal Bilimler ve Değerler Eğitimi Dergisi Clt. 6 (1)
Issue Information
ss. i - vi | DOI: 10.29329/jsve.2025.1401 Özet Anahtar kelimeler:
| Orjinal Araştırma Makaleleri
Araştırma Makalesi |
Sosyal Bilimler ve Değerler Eğitimi Dergisi Clt. 6 (1)
Tocqueville’de Demokrasinin Sosyal ve Kültürel Boyutları: Tarih, Aile ve Eğitim Üzerine Düşüncelerinin İncelenmesi
Ali Yalçın ss. 1 - 20 | DOI: 10.29329/jsve.2025.1401.1 Özet Alexis de Tocqueville (1805-1859), Fransız tarihçi, siyaset bilimci ve düşünürü olup, demokrasi, özgürlük ve toplumsal yapılar üzerine yaptığı tespitlerle modern siyaset biliminin temel figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, Tocqueville’in demokrasiye ilişkin sosyal ve kültürel boyutlarını temel alan düşüncelerine odaklanmıştır. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı, Tocqueville’in “Amerika’da Demokrasi” (De la Démocratie en Amérique) adlı eserinde tarih, aile ve eğitim konularına dair düşüncelerini kapsamlı bir şekilde incelemektir. Çalışmanın yöntemi nitel araştırmalarda kullanılan doküman incelemesi ile gerçekleştirilmiştir. Tocqueville'in orijinal çalışması, demokrasinin tarihsel yorumlama, aile ilişkileri ve eğitim üzerindeki etkisiyle ilgili düşünceleri tematik analiz yoluyla sistematik olarak incelenmiştir. Çalışmanın bulgularına göre demokrasinin tarih yazımında birey odaklı anlatıyı zayıflatarak, yapısal ve sistemsel açıklamaları ön plana çıkardığını göstermektedir. Demokratik tarihçiler, bireylerin tarihsel süreçlerdeki etkisini göz ardı etme eğilimindedir. Aile bağlamında ise demokrasi, baba otoritesini zayıflatırken aile içinde daha eşitlikçi ve samimi ilişkileri savunmaktadır. Ancak bu dönüşüm, geleneksel otoritenin azalmasına ve bireylerin daha erken yaşta bağımsızlık kazanmasına yol açmaktadır. Eğitim açısından Tocqueville, demokratik toplumlarda eğitimin bireysel özgürlüğü desteklediğini ancak geleneksel değerler ile bireysel bağımsızlık arasında gerilim yaratabileceğini belirtmektedir. Özellikle kadın eğitimi konusunda, demokrasinin kadınları daha bilinçli ve bağımsız bireyler haline getirdiği ancak bunun toplumsal roller üzerinde karmaşık etkiler yarattığı vurgulanmaktadır. Yurttaşlık eğitimi ise Tocqueville’in düşüncesinde merkezi bir yer tutmakta; yurttaşlığın teorik bilgilerden çok, seçimlere katılım, yerel yönetimlerde görev alma ve sivil toplum etkinliklerine dâhil olma yoluyla öğrenildiğini belirtmiştir. Bunun yanında Tocqueville’in din, ahlak ve siyasal kültür arasındaki ilişkiye yönelik değerlendirmeleri, demokratik toplumların yalnızca kurumsal düzenlemelerle değil, aynı zamanda güçlü bir etik zeminle devam edebileceğini göstermektedir. Ona göre demokrasi, bireylerin hem özgürlük bilinci hem de ortak iyilik doğrultusunda sorumluluk üstlenme kapasitesi geliştiğinde istikrarlı bir yapıya kavuşmaktadır. Bu yönüyle eğitim ve yurttaşlık bilinci, demokratik yaşamın temel unsurlarıdır. Tocqueville, bu nedenle demokratik toplumlarda eğitimin sürekli biçimde gelişmesini de savunmuştur. Anahtar kelimeler: Alexis de Tocqueville, Sosyo-Kültürel, Demokrasi, Eğitim, Tarih, Aile
|
Araştırma Makalesi |
Sosyal Bilimler ve Değerler Eğitimi Dergisi Clt. 6 (1)
Örnek Olay Yöntemi Kullanılarak Gerçekleştirilen Küresel İklim Değişikliği Konusunun Öğretiminde Öğrencilerin Eleştirel Düşünme Süreçlerinin İncelenmesi
Hilal Tanaş, Ahmet Tekbıyık ss. 21 - 41 | DOI: 10.29329/jsve.2025.1401.2 Özet Bu çalışmanın amacı, örnek olay yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen küresel iklim değişikliği konusunun öğretiminde öğrencilerin eleştirel düşünme süreçlerinin incelenmesidir. Nitel araştırma yöntemlerinden özel durum deseninde yürütülen bu araştırmanın çalışma grubu Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde yer alan bir ortaokulda 2022- 2023 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 13’ü erkek, 15’i kız olmak üzere 28 6. sınıf öğrencisidir. Çalışmada öğrencilere araştırmacılar tarafından hazırlanmış 10 örnek olay ile açık uçlu soruların yer aldığı senaryolar uygulanmıştır. Uygulama sürecince öğrencilerin eleştirel düşünme süreçlerindeki değişim incelenmiştir. Sonraki aşamada yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Örnek olaylara ilişkin veriler araştırmacı tarafından geliştirilen Küresel İklim Değişikliğine Yönelik Eleştirel Düşünme Becerileri Puanlama Rubriği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, küresel iklim değişikliği konusunun öğretiminde örnek olay yöntemi kullanımının öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirdiği belirlenmiştir. Öğrencilerin eleştirel düşünmenin aşmalarında sergiledikleri becerilerin örnek olayda ele alınan konuya göre farklılık gösterdiği görülmüştür. Kız ve erkek öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri karşılaştırıldığında, kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre her senaryoda yüksek beceri gösterdiği görülmüştür. ”Buzullarımız Eriyor” adlı 5. Senaryoda kız öğrenciler ile erkek öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri arasındaki farkın diğer senaryolara göre daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Fakat tüm senaryolarda öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri karşılaştırıldığında kız ve erkek öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinde paralel şekilde artış ve azalış olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Çevre Eğitmi, Küresel Iklim Değişikliği, Eleştirel Düşünme, Örnek Olay Yöntemi
|
Araştırma Makalesi |
Sosyal Bilimler ve Değerler Eğitimi Dergisi Clt. 6 (1)
Bağlam Temelli Öğrenmenin React Stratejisi ile Yapılandırmacı Öğrenmenin 5E Modelinin Kullanımının Öğrencinin Sosyal Bilgiler Öğretimindeki Ders Başarısına ve Derse Karşı Tutumuna Etkisinin Karşılıklı İncelenmesi
Akın Artun, İlhan Turan ss. 42 - 68 | DOI: 10.29329/jsve.2025.1401.3 Özet Bu çalışmanın amacı, Sosyal Bilgiler dersi Üretim, Dağıtım ve Tüketim ünitesinde REACT stratejisi ve 5E modeline göre tasarlanan etkinliklerin 7. Sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler öğretimindeki ders başarılarına, derse tutumları ve yaşanmışlıklarına tesirini araştırmak, mevcut uygulamalar ile aralarında mukayeseler etmektir. Bu çalışma 5E modelinin ve React stratejisinin sosyal bilgiler dersinde ilk defa karşılaştırmalı kullanılması açısından önemli olup, bu bakımdan alan yazındaki boşluğu dolduracağı düşünülmektedir. Araştırma, karma yöntemli çalışma olup, deseni de nitel desenin nicel deseni desteklediği gömülü desendir. Araştırmanın nicel bölümüne deney ve kontrol gruplarından 62 yedinci sınıf öğrencisi katılmışken, nitel bölümüne deney gruplarından 12 öğrenci katılmıştır. Çalışmada nicel veri toplama aracı Akademik Başarı Testi ile Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği kullanılmışken, nitel veriler Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ile toplanmıştır. Araştırmada ikiden fazla gruplar arası için tek yönlü varyans (ANOVA) analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri tema, betimsel ve içerik analiz tekniği ile değerlendirilmiştir. Çalışmadaki nicel verilerin analizinde SPSS 22,0 paket programı kullanılmıştır. Akademik Başarı Testi ön ve sontestlerinde ve kalıcılık testlerinde 5E modeli ile REACT stratejisi arasında anlamlı bir fark oluşmamıştır. Yine sosyal Bilgiler Tutum Ölçeğinde de5E modeli ile REACT stratejisi arasında ön test son test puanlarında da anlamlı bir fark ortaya çıkmamıştır. Araştırma verileri değerlendirildiğinde 5E modelinin ve React stratejisinin öğrenme ortamını olumlu yönde farklılaştırdığı ve sosyal bilgilerde uygulanabilirliğinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Sosyal Bilgiler, Yapılandırmacılık, Bağlam, 5E Modeli, REACT Stratejisi
|
Araştırma Makalesi |
Sosyal Bilimler ve Değerler Eğitimi Dergisi Clt. 6 (1)
Türk Kamu Sektöründe İnsan Kaynakları Planlamasının Kurumsal Yapısının Analizi
Ahmet Alanlı ss. 69 - 85 | DOI: 10.29329/jsve.2025.1401.4 Özet İnsan kaynakları planlaması (İKP) kamu kurum ve kuruluşların etkin ve verimli hizmet sunmalarında önemli rolü olan insan kaynağının yeterli sayıda ve nitelikte, doğru zamanda ve doğru bir yöntemle temin edilmesini sağlayan bir yönetim aracıdır. Türkiye’de kamu sektöründe İKP’nin merkezi düzeyde yürütülmesini ve koordinesini sağlayacak kurumların yapıları ve yetkileri zaman zaman değişiklik göstermektedir. Uygulamada karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm üretilebilmesi için öncellikli olarak bu kurumsal yapının resminin tüm açıklığı ile ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu çalışma kamu sektöründe İKP’nin mevcut kurumsal yapısını ve kurumlar arası görev dağılımını incelenmeyi amaçlanmaktadır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın analizi için gerekli olan veriler alan yazını, mevzuat ve kurum yayınlarından oluşan belgelerden toplanmıştır. Derlenen verilerin içerik analizi sonucunda İKP süreçleri “Bilgi Toplama ve Analiz”, “İnsan Kaynağının Talep ve Arz Tahmini”, “Eylem Planların Geliştirilmesi” ve “Uygulama ve Kontrol” kategorilerinde değerlendirilmiştir. Bulgular, İKP faaliyetlerinde en geniş görev ve sorumluluğa sahip kurumun Cumhurbaşkanlığına bağlı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü (PPGM) olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, merkezi bir kamu istihdam kurumunun bulunmaması, mali ve hukuki süreçlerin farklı kurumlarca yürütülmesi, PPGM’nin artan iş yükü ve kaynak yetersizliği, şeffaflık eksikliği ile merkezi eğitim kurumunun yokluğu, İKP’nin sürdürülebilirliği ve etkinliği açısından temel sorunlar olarak öne çıkmaktadır. Çalışma, gelecekte PPGM’nin iş yükünün yeniden değerlendirilmesi, veri paylaşımının güçlendirilmesi ve personel düzenlemelerinin yasama süzgecinden geçirilerek yürürlüğe alınmasının önemini vurgulamaktadır. Anahtar kelimeler: İnsan Kaynakları Planlama, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, İnsan Kaynakları Yönetimi, Kamu Personel Yönetimi, Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü
|
Araştırma Makalesi |
Sosyal Bilimler ve Değerler Eğitimi Dergisi Clt. 6 (1)
Kamu Çalışanlarında Psikolojik Dayanıklılığın İş Stresi Üzerindeki Etkisi: Zabıt Kâtipleri Örneği
Selcen Deniz Uzunbacak, Osman Kürşat Acar ss. 86 - 108 | DOI: 10.29329/jsve.2025.1401.5 Özet Bu çalışmanın amacı, kamu çalışanları arasında yer alan zabıt kâtiplerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin iş stresi üzerindeki etkisini incelemektir. Adalet Bakanlığı bünyesinde görev yapan zabıt kâtipleri, işin doğası gereği yoğun iş yükü, zaman baskısı ve adli vakalarla sürekli temas hâlinde olmaları nedeniyle stresli bir çalışma yaşamı sürdürmektedir. Psikolojik dayanıklılık, çalışanların olumsuz koşullarla başa çıkabilmelerini sağlayan önemli bir kişisel kaynak olarak değerlendirilmektedir. Araştırma, 335 zabıt kâtibi üzerinde nicel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Kısa Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği ve Algılanan İş Stresi Ölçeği kullanılmıştır. Anket tekniği ile elde edilen veriler SPSS 26 ve AMOS 21 analiz programları ile analiz edilmiştir. Geliştirilen hipotezler ise Yapısal Eşitlik Modellemesi ile test edilmiştir. Çalışma bulguları, katılımcıların psikolojik dayanıklılık düzeyinin yükseldikçe, çaresizlik algısı ve yetersiz özyeterlik algısı kaynaklı stres düzeylerinin düştüğünü göstermektedir. Bu doğrultuda, çalışanların iş stresini azaltmada psikolojik dayanıklılık önemli bir rol oynamaktadır. Çalışanların psikolojik dayanıklıklıklarının arttırabilmesinde bireysel ve örgütsel düzeyde müdehalelerde bulunulmasının faydalı sonuçlar doğuracağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Psikolojik Dayanıklılık, Iş Stresi, Kamu Çalışanı, Zabıt Kâtibi |